Tag Archives: emek sineması

Emek, Gezi, Sinema, İkinci Kat…

7 Nisan

90 yıllık bir sinemayı yıkıp yerine AVM yapmaya çalışıyorlardı. Dur demek için kalktın Taksim’e gittin.

Senin “dur”una gaz, cop ve gözaltıyla cevap verdiler.

OTPOR’un icat edilmesine iki ay vardı, “Seramikleri kırdı vandallar” denecek bir durum da yoktu, bir şey diyemediler.

Sen gazlanır, coplanır ve gözaltına alınırken, güyademokrat beyler “Mado kapısını suratımıza kapattı” deyişinle dalga geçmekle yetindiler.

31 Mayıs

Şehrin göbeğindeki parka AVM yapmaya çalışıyorlardı. Dur demek için kalktın Taksim’e gittin.

Sabaha karşı vinçleriyle gelmişler, karşı çıkanları gazlamış, coplamış, çadırlarını yakmışlardı.

Aynı hikaye.

O günlerde olanlar, Ferhan Şensoy’un 30 yıl önce yazıp oynadığı “İstanbul’u Satıyorum”dan bir cümleyi ve 3 yıl önce Emek kapılarını kapatırken Sinema dergisine yazdığım bir yazıyı hatırlattı.

“İstanbul’u Satıyorum”da bir işadamı “Şu Dolmabahçe Sarayı’na baksana, amma yer kaplıyor. Yıkacaksın sarayı, yerine gökdelen yapacaksın. Çok istiyorlarsa giriş katı Dolmabahçe Sarayı olsun!” diyordu.

“Bu da aynı hesap” demiştim. Niyetleri Beyoğlu’nu dev bir alışveriş, “residence” ve otel üssüne çevirmek. Alt katı yine Beyoğlu olacak.

20 Aralık

Yolsuzluk skandalı patlayalı üç gün olmuş. Sinemaların, parkların yerine AVM ve otel yapma sevdasının arkasındaki saadet zinciri kabak gibi görülmüş.

Rekabet Kurulu, Sabah grubunun Kalyon İnşaat’a satışına onay verdi. Onaydan birkaç saat sonra grup bünyesindeki 7 dergi kapatıldı. 19 yılı devirmiş Sinema dergisi dahil.

Hikayelerine güzel, sürprizli bir final düşünmüşler. 3 yıl önce “İstanbul’u Satıyorum”dan bahsettiğim dergiyi yıktılar.

26 Aralık

Bir yolsuzluk soruşturması daha patladı, bazı işadamlarının mallarına tedbir kondu. Kalyon İnşaat’ın yönetim kurulu başkanı ve üyesi dahil.

27 Aralık

Beyoğlu’nun önemli tiyatrolarından İkinci Kat, mekanını terk etmek zorunda kaldı. Yerine otel yapılacakmış.

Ferhan Şensoy’un, İkinci Kat’a 200 metre uzaklıkta ve fakat 30 yıl önce oynadığı oyundaki şaka gerçek oldu. İkinci katları alıyorlar ama merak etme, alt kat yine Beyoğlu olacak.

Aynı hikaye.

Senin de 31 Mayıs akşamına İkinci Kat’a biletin vardı. Taksim’deki parkın yerine AVM yapmasınlar diye direniş başlayınca oyuna gidemedin.

Ama sonra oyuna gidilecek bir İkinci Kat da kalmadı, yerine otel yapıyorlar.

Bunu yazacak dergi de kalmadı. İnşaatçılara bonus olarak yanında dergi de veriyorlar.

Reklamlar

Emek ve Beyoğlu…

Ferhan Şensoy ve Ortaoyuncular’ın 25 yıl önce izlediğim “İstanbul’u Satıyorum”unda, unutamadığım birkaç sahneden biridir:

İki işadamı büyük bir İstanbul maketi önünde konuşmaktadırlar. “Şu Dolmabahçe Sarayı’na baksana, amma yer kaplıyor!” der bir tanesi. “Haklısın” der diğeri, “yıkacaksın sarayı, yerine gökdelen yapacaksın. Çok istiyorlarsa gökdelenin giriş katı yine Dolmabahçe Sarayı olsun!”

Ferhan Abimiz o dönem İstanbul’a yapılmaya çalışılanları pek güzel makaraya almıştı. Gelin görün ki 25 yıl sonra bugün hayatımız makara olmuş durumda. “Emek’i yıkalım, yerine alışveriş merkezi yapalım, üst katı yine Emek olsun” diyorlar.

Sanat deyince akıllarına Madame Tussaud gelmeseydi, bugün gözümüzün içine bakarak ciddi ciddi söyledikleri lafların ta 25 yıl önce dalga konusu olduğunu bilirlerdi.

Ama gözleri kararmış, niyetleri Beyoğlu’nu dev bir alışveriş merkezi ve “residence”a çevirmek. Alt katı yine Beyoğlu olacak.

(Sinema, Haziran 2010)