Oyun

“Hiç”, Erol Batislam’ın editörlüğünü yaptığı bir kitap. 72 isim, hakkında hiç fikir sahibi olmadıkları birer fotoğrafa eşlik eden metinler yazdılar. Benim payıma düşen fotoğraf ve kaleme aldığım “Oyun” başlıklı öykü aşağıda.

“Bu akşam gelmelisin, senin için oynayacağım” demek için aramış.

Ayrılırken “Bir ilişki kaç yıl sürerse aşk acısı da o kadar ay sürer. Bizim acı üç ay sürecek demek. Üç ay konuşmayalım, rahat ederiz” demiştim yarı şaka yarı ciddi. Üç ayın ortasında aradı.

Niyeti anlaşmayı bozmak değilmiş. Ama bu akşam özelmiş. Gözünü karartıp küçük bir tiyatronun seçmelerine katılmasına, çocukluk hayali olan oyunculuğa adım atmasına ve hayatını değiştirmesine sebep olan o mektubu yazan kadınmışım ben, oyunu seyretmemi istemek en doğal hakkıymış.

Sabah işe gitmeden yazıp, ben çıktıktan sonra okuması için sehpaya bırakmayı âdet edindiğim onlarca mektubun birinden söz ediyordu. “Hayallerinden vazgeçme” falan, öyle ucuz laflar etmiştim halbuki. İnsan hayatını değiştirecekse bir bahane buluyor.

Akşam tiyatroya gittim. Soğuk, izbe bir mekana 20-25 kişi sıkıştık.

Oyun bir akıl hastanesinde geçiyordu. Deliler tımarhaneyi ele geçiriyor, bildik hikaye. Doktorları kovuyorlar, finalde hastanenin arşivindeki evrakları havaya saçıp ateşe veriyorlar.

Oyundan sonra kulise gittim. “Harikaydın. Biliyorsun, beğenmesem beğenmediğimi söylerdim” dedim. “Biliyorum” dedi. “Hele o sahne” dedim, “kağıtlar, alevler, oradaki çözülüşün, çöküşün…”

Gülümsedi.

Sahnede yaktıkları benim mektuplarımmış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s